in

III. Enternasyonal ve Savaş Sonrası Sosyalizm’de olanlar

III. Enternasyonal ve Savaş Sonrası

II. Enternasyonal, I. Dünya Savaşı öncesinde her ülkenin sosyalist partisinin kendi hükü­metini desteklemesiyle dağılmıştı. Lenin dev­rimden sonra, 1919’da, sosyalist partileri bir araya getirmek amacıyla Moskova’da III. Enternasyonal‘i (Komintern) topladı. Bu dö­nemde Avrupa’da yaşanan olaylar Rusya dışındaki ülkelerde de devrimlerin gündeme
gelebileceğini gösteriyordu. III. Enternasyonal’e katılan ve Moskova’nın çizgisini izleyen partilerin bir bölümü, Rus Komünist Partisi‘ nin (Bolşevikler) ardından komünist parti adını benimsedi. Genelde Rus Komünist Partisi‘nin önderliğini kabul eden bu partiler, SSCB’yi de dünya devriminin merkezi olarak gördüler. Oysa 1920’lerin ortalarına doğru Avrupa’da olaylar durulmuştu. Bazı sosyalist partiler SSCB’nin çizgisine karşı çıkarak Enternasyonal’den ayrıldı. Sosyalistler komünistleri diktatörlükle ve demokrasi gelene­ğini yıkmakla suçlarken, komünistler de sosyalistleri I. Dünya Savaşı’ndan bu yana ka­pitalizmin hizmetinde olmakla suçladılar. Böylece Avrupa’da sosyalist hareket ikiye bö­lündü.

II. Dünya Savaşı sırasında sosyalistler ve komünistler birbirleriyle dayanışma içine girdilerse de, savaşı izleyen dönemde bu ay­rışma daha da belirginleşti. Savaş sonunda Doğu Avrupa ülkelerinde SSCB denetiminde ve genellikle komünist partilerin yönetimde olduğu “halk cumhuriyetleri” kuruldu. Bu ülkelerdeki partiler Sovyetler Birliği Komünist Partisi‘nin önderliğini kabul etti. Batı Avrupa ülkeleri ise NATO‘nun kuruluşuyla ABD‘nin etki alanına girdi. Dün­ya üzerindeki ABD-SSCB kamplaşmasıyla birlikte sosyalist-komünist bölünmesi de ke­sinlik kazandı.
Bu arada Çin‘de II. Dünya Savaşı‘nı izle­yen iç savaş sonucunda Mao Çe-Tung önderli­ğinde gerçekleşen halk devrimi, dünya sosya­list hareketi bakımından bir başka dönüm noktası oldu. Gerek 1917 Ekim Devrimi, gerek 1949 Çin Devrimi, ilk Marksistler‘in sosyalist devrimin önce sanayileşmiş ülkelerde ortaya çıkacağı düşünceleriyle bağdaşmıyordu. Ayrı­ca, 1950’lerden sonra batılı ülkelerin sömür­geleri olan azgelişmiş ülkelerde görülen ulusal bağımsızlık savaşlarının bazıları sosyalist eği­limli aydınlarca yönetiliyordu. Bu önderlerin “sosyalizm” olarak adlandırdıkları düşünce ve uygulamalar Avrupa’da gelişen sosyalizm an­layışından oldukça farklıydı. Bunların çoğu. Doğu Avrupa ülkelerinde hızlı sanayileşmeyi sağlayan, devlet denetiminde ve merkezi planlamaya dayalı ekonomik gelişmeyi örnek aldı.

Böylece bu ülkelerde “sosyalizm”, bazen tek partili bir yönetimin uyguladığı sanayileşme politikalarına dönüştü.
Avrupa’da ise 1950’lerden sonra sosyalist partiler kapitalist sistem içinde çözüm araya­rak, devletin ekonomiye, daha çok yön göste­rici yumuşak bir planlamayla müdahale etme­si görüşünü benimsedi. Bu partiler, demokra­tikleşmeye ağırlık vererek, zaman zaman sosyalist olmayan partilerle yönetimi paylaşan kitle örgütleri durumuna geldi. Avrupa’daki komünist partiler de yavaş yavaş SSCB’nin uyguladığı siyasetten bağımsızlaştı, içinde bu­lundukları ülkenin koşullarında demokratik yoldan iktidara gelmeyi hedefleyerek devlet­leştirme ve dış politika konularında daha ılımlı bir yol izledi.
1985’te SSCB’de Mihail Gorbaçov’un yö­netime gelmesiyle dünya sosyalizmi farklı bir döneme girdi. Siyasette demokratikleşmeyi ve açıklığı, ekonomide merkezi planlamadan piyasa ekonomisine geçişi öneren Gorbaçov, uluslararası düzeyde de Doğu Avrupa ülkele­ri üzerinden SSCB denetimini kaldırdı (bak. Gorbaçov, Mihail). Bunu izleyen dönemde bazı Doğu Avrupa ülkelerindeki komünist parti yönetimleri iktidardan uzaklaştı. Komü­nist partiler adlarını sosyalist ya da sosyal demokrat olarak değiştirdi. Yapılan çok par­tili seçimlerde başka partilerle koalisyonlar kuran eski komünist partiler, kendi içlerinde de daha demokratik işleyiş mekanizmalarına yöneldi. Bu gelişmeler, dünyada sosyalizm-komünizm farklılaşmasını bir ölçüde giderir­ken, sosyalizm üzerine yeni tartışmaları baş­lattı.

Yorumlar

Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Rusya’da Sosyalizmin Başlangıcı

Devlet Tarafından Yapılan Sosyal Yardım Hizmetleri